Academics under Repression in Turkey

Sie werden nicht glauben, was in der Türkei passiert! Lesen Sie diesen Aufruf und tun Sie was dagegen – ganz einfach mit Ihrer Unterschrift! (aşağıda Türk)

You won´t believe what´s happening in Turkey – read this call & take action by signing the petition!

 
Stoppt die repressiven Kündigungen in der Türkei!
End Illegal Practices Against the Petitioners!
Mersin Üniversitesi’nde hukuksuzluğa son!
 
Among all Turkish universities, Mersin University has been a unique case with its reaction towards the petitioners of the declaration “We’ll not be a part of this crime” launched by the Academics for Peace initiative in mid-January. It has chosen not to renew the contracts of eight faculty members (Assist. Esin Gülsen, Lect. Galip Deniz Altınay, Lect. Bermal Aydın, Assist. Prof. Dr. Yasemin Karaca, Assist. Prof. Dr. Mustafa Şener, Assist. Prof. Dr. Veli Mert, Assist. Prof. Dr. Melehat Kutun ve Assist. Prof. Dr. Bediz Yılmaz) although until now, periodical renewal of such contacts has been for the sake of formality.
 
In a meeting with a group of scholars, rector Ahmet Camsarı has clearly stated that he will renew none of the contracts of the petitioners, thus that he will insist in pursuing such an illegal and illegitimate practice.
The bilan of such illegal practices of the rector is as follows:
 
One of the contracts was not renewed on the pretext that the faculty had not transferred his documents to the rectorate in time; the application was submitted to the Faculty by the scholar in time though.
The rectorate has intervened in the jury formation of the renewal processes in two cases where the commissioned reporters submitted fraudulent negative evaluations about the concerned assistant professors.
 
Contracts of one research assistant and two lecturers were canceled on the pretext of ongoing administrative and judicial investigations related to the Petition.
 
Finally, in August, contracts of two assistant professors were not renewed in direct and explicit reference to the petition.
 
All these measures mobilised to punish the petitioners are against the related law that imposes objective criteria for the renewal of contracts. Yet, the intervention of the rectorate on the composition of juries as well as on the decisions of Faculty boards is an obvious violation of this legal framework.
 
Thus, what the petitioners of peace at Mersin University have been experiencing:
is illegal;
violates the presumption of innocence;
is against all academic traditions and the principle of merit;
violates the criteria of objectivity;
contradicts with public interest and represents a misfeasance of authority;
hinders education;
contradicts with the principle of unity in public administration.
 
For these reasons, we urge the rectorate of Mersin University,
to end illegal practices against the petitioners;
to re-recruit those whose contracts were not renewed or
to cancel decisions of non-renewal of contracts of those who wait for the end of their contract term.
———————————-
Mersin Üniversitesi (MEÜ), Barış İçin Akademisyenler (BAK) tarafından kaleme alınan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiri yayımlandığından bugüne sekiz akademisyeni (Ar. Gör. Esin Gülsen, Uzm. Galip Deniz Altınay, Uzm. Bermal Aydın, Yrd. Doç. Dr. Yasemin Karaca, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şener, Yrd. Doç. Dr. Veli Mert, Yrd. Doç. Dr. Melehat Kutun ve Yrd. Doç. Dr. Bediz Yılmaz) işten çıkararak kamu üniversiteleri içinde bir ilki gerçekleştirdi.
Akademisyenlerden oluşan bir heyete, sözleşme süresi dolan tüm imzacı akademisyenleri işten atacağını söyleyen Rektör Ahmet Çamsarı hukuksuz uygulamalarına devam ediyor.
Rektör Ahmet Çamsarı’nın bugüne kadar izlediği hukuksuz uygulamaları:
– Bir yardımcı doçentin yeniden atama dosyası süresi içinde teslim edildiği halde fakülte yönetimi tarafından rektörlüğe üç gün geç iletildiği için uzatılmadı.
– Bir yardımcı doçentin dosyasına yönelik, jürilerden olumlu raporları bulunmakta iken raporlar red edilip, yeniden rektörlük tarafından jüri oluşturarak, bir diğerinin de yine rektörlükçe oluşturulan jürilerin düzmece olumsuz raporlarına dayanılarak iki yardımcı doçentin sözleşme süreleri uzatılmadı.
– İki uzman, bir araştırma görevlisinin haklarında sonuçlanmayan adli ve idari soruşturma olması gerekçe gösterilerek ilişikleri kesildi.
– En son işten çıkarılan Melehat Kutun ve Bediz Yılmaz için öne sürülen gerekçe ise imzacı olmaları idi.
Kutun ve Yılmaz dosyalarını zamanında teslim etmişlerdi, dosyaları bütün jüri üyelerinden olumlu rapor almıştı, fakülte yönetim kurulundan atanmalarına dönük bir itiraz ile karşılaşmamıştı.
Rektörlük iki akademisyenin görev süresinin uzatılmamasını haklarında açılan adli kovuşturma ve idari soruşturmaya dayandırsa da bu soruşturma ve kovuşturmalar sonuçlanmamıştı. Dolayısıyla rektörlük, masumiyet karinesini ihlal ediyordu.
Rektörlük, yasal kılıf olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 23. maddesini öne sürüyor. Oysa yasa atamanın objektiflik kriterine göre yapılması gerektiğini vurguluyor. Dolayısıyla rektörlük oluşmayan bir suçtan ceza vererek sübjektif ve yasaya aykırı bir tutum benimsiyor.
Yaşanan bir başka durum da fakülte yönetim kurullarının baskı altına alınması.
Örneğin, üç öğretim elemanının dosyası, görev sürelerinin uzatılmasını talep eden fakülte görüşüne rağmen fakülteye geri gönderildi. Fakülte yönetimine, adli ve idari soruşturmalar hatırlatılarak, „takdiri rektörlüğe bırakan yeni bir yönetim kurulu kararı alması” telkin edildi. İlgili akademisyenler fakülte yönetim kurulunun rektörlüğün talebine göre yeniden kaleme aldığı karara dayanılarak işten çıkarıldı.
Bunlar göstermektedir ki, MEÜ’nün imzacı akademisyenlere dönük uygulamaları,
– Hukuki dayanaktan yoksundur,
– Masumiyet karinesini ihlal etmektedir,
– Akademik teamüllere ve liyakat ilkesine aykırıdır,
– Objektiflik kriterini ihlal etmektedir,
– Kamu yararı ilkesinin ihlali ve yetkiyi kötüye kullanım oluşturmaktadır,
– Akademik özgürlüğün ve özlük haklarının ihlali anlamına gelmektedir,
– Eğitimi aksatmakta, kamuyu zarara uğratmaktadır,
– Kamuda uygulama birliği ilkesiyle çelişmektedir.
Bu nedenlerle Mersin Üniversitesi,
– İmzacı akademisyenlere dönük hukuk dışı uygulamalarına son vermeli,
– İşten çıkarılan akademisyenlerin geri alınmasını sağlamalı,
– İşten çıkarılacağı tebliğ edilse de süreleri dolmadığı için halen çalışmalarına devam eden akademisyenlere yapılan tebliği geri çekmelidir.
********************************
Advertisements
%d Bloggern gefällt das: